9 Kasım 2012 Cuma

Üstümden Yük Kalktı (Mı?)

Sonunda geçti mi geçirdi mi belli olmayan bir sınav haftasının daha sonuna geldik. 20 gün sonra sınavların tekrar başlayacağını düşünürsek bize rahat yok gibi. "Hayat beni neden yoruyorsun??" diye hayat'a kafa tuttuğum iki haftayı geride bıraktım. Önceki yazımda Zeytinden bahsetmiştim. Yazıyı yazdığım tarihe baktım da tam o günden bu yana çok iyi giden (yazar burada dilini ısırıyor) bir ilişkimiz var. Bunlardan ziyade hayatım çok standart, sıkıcı. Okula giderken otobüste teyzelerle verdiğim mücadeleler harici pek bir heyecan yok hayatımda. Bir değişilik yapmalıyım diye yırtınırken çoğu kız gibi benimde aklıma ilk "saçlar" geliyor. Rengini açmak istesem de cesaret edemiyorum. Özellikle de "aşkım saçların çok güzel oynama hiç yea" diyen bir sevgilim varken. Göreceksiniz birgün bende saç rengimi bir ton açacağım (CESARET EDEMEDİ). Birde sizi de ilgilendiren bir sorunumuz var efenim. Blogum tüm çevrem tarafımdan bilindiği için hodri meydan yazıyorum her şeyi. Ama artık rahat hissedemiyorum nedense (rahat olmayan halin buysa ? dediğini duyar gibiyim). Url değiştirsem mi yoksa değiştirmesem mi kaldım ortada. Böyle başladım böyle devam edeyim düşüncesi ağır basıyor, siz ne dersiniz canlarım? Neyse sizden ses, soluk, seda, kıpırtı, bir yaşam belirtisi çıkana kadar ben sınav haftası bitkinliğini bitki çayı - film eşliğinde atayım. Öpüyorumm!

6 yorum:

Shanti dedi ki...

Off inan cok iyi anliyorum seni ayni seyleri suan ben de yasiyorum. Hayatim cok sikici olmaya basladi. Hersey ayni,ben de bir degisiklik yapmaliyim. Bir de salak fransiz hocalarin salak kurallarina uymak zorundayim. Bir hafta sonra sinavlar basliyor ve cok sinir bozucu bunu dusunmek.
O blogunun herkes tarafindan bilinmesi hissini az da olsa anliyorum. Ben okulda kimseye soylemedim veya yeni tanistigim kisilere,sadece ailem biliyor ki hergun bloguma bakan bir babam oldugu icin ne yazip ne yazmayacagima dikkat etmem gerek:D

Hande* dedi ki...

Değişiklik olarak ne yapmam gerektiğini hala bulamadım. Ahh canım sana sabır diliyorum ben. Fransız lisesine giden bir arkadaşım var o anlatıyor oradaki disiplini, işiniz zor. Bloguna bakan bir baban vara işler daha da zor, kolay gelsin sanada :D

Zombi dedi ki...

saçlarını açmalısın bence içinde kalacağına bak gör beğenmezsen eski haline döner zaten ne olacaka!Cevrem blogumu biliyor olayını bin kere yaşadım yüz kere url değiştirdim ama ne yaparsan yap onlar gelip seni buluyor hatta onlar hakkında yazdğın yazıları eleştirip nasıl yazarsın lan nasıl yazarsın böyle diyip kavga çıkarabiliyor...

Hande* dedi ki...

Ah evet Zombi'm bu saç olayında tek destekçimsinn. Çevremin blogu bilmesinden rahatsız olmuyordum, normalde kimin ne dediğine aldırmam. Ama ne bileyim biraz daha kısıtlıyorum gibi geliyor. Senin olayları da okudum fena olmuş. Hayırlısı be gülüm, bakalım birden kafama esip url değiştirecek miyimm..

Lavinya dedi ki...

TÜTÜTÜTÜTÜ nazar değmesin -yorumu yazan burada monitörü tükürüğe boğuyor- zeytinle ilişkinize!
bence rengine dokunma :D çünkü arada insana "saçımı mı değiştirsem yeaa" diye geliyorlar ama sonra geçiyor :)
ve benim blogumu da yakın çevrem biliyor bazen kısıtlayıcı oluyor ama url değiştirmek izleyicilerin falan sayfayı bulmalarını zorlaştırıyor bunu da göz önünde bulundur ;)

Hande* dedi ki...

Ah bebeğim nazar değiyor yavaştan. Onun benle anlaşamayan arkadaşları, ara sıra yaptığımız tartışmalar derken bozuluyor gibi geliyor nedense aramız. 6 gün sonra da bir ay oluyor. Belki de kendi kendime kuruntu yapıyorumdur. Amaan yeter bu kadar hüzün, oturmaya mı geldik ayol! :D