29 Temmuz 2012 Pazar

Gizli Hayran


Hastalıklar bitince yine saçma salak olaylar hortlamaya başladı hayatımda. Valla güleyim mi ağlıyayım mı bilemiyorum. Telefon sapıklığından başlayayım önce. Normalde arayıp sövenini, "Hazal sen misin" diyenini, "Ben Hande yanlış numara" diyince " Hande de olur" diyenini çok gördüm. Hatta şu yazımda telefonda yaptığım bir tartışmadan bahsetmiştim. Ama bu sefer arayan kişi sürekli olarak"Sesini duymak istedim, seni seviyorum, sen beni sevmiyorsun ve tanımıyorsun, lütfen konuşalım" gibi şeyler söylüyor. Bugünde biri benim fotoğrafımla " Gizli Hayran" diye bir twitter hesabı açmış. Görünce ilk tepkim "N'oluyor lann" oldu. Şimdilik bu"gizli hayranlar" hakkında ne yapacağımı bilmiyorum ama şikayette bulunmayı, adliyeye falan başvurmayı düşünüyorum. Bir yandan da acıyorum yazık kimse artık kendi hesabıyla yazamıyor salak sapık şeylere başvuruyorlar. Ee siz ne düşünüyorsunuz canlarım?

27 Temmuz 2012 Cuma

Cover Drive- Sparks

Çook dinlenesii


Cover Drive - Sparks ile BlakMusicFirst

Geçmiş oldu



Eveet, annem ameliyatı atlattı şimdi halsizlik dışında hiçbir sorunumuz yok. Annem iyileştiğine göre benimde hiçbir sorunum yok. Bugün sonunda eve döndüm teyzemler kuzenlerim falan da geldiler anneme bakmak için. Yazmadığım süre içinde sadece hastaydım sürekli acile gidip serum yedim, birkaç küs olduğum arkadaşla barıştım onun dışında gelişme yok. Zaten bundan sonra eski yazılarıma dönerim. Yani işin özü "Geri Döndüm". Şimdi biraz yatıp uyuyayım yorugunum, öptüm canlarım.

21 Temmuz 2012 Cumartesi

Unutmadınız Beni Dimi?



Bayadır yazmamışım. Manisada başka bir Prof. Doktora çıktık o da ameliyat deyince ameliyat kararı alındı. Bizi arayacaklarını söylediler. Bizde arada birkaç günlüğüne tatil yaptık. Az sonra yine Dikiliye gideceğiz. Yani anlayacağınız ameliyat başarılı geçerse her şey yoluna girecek. İnsan düştüğünde herkes tekmelemeye çalışıyor, destek olacağına köstek oluyor gerçekten. Ama düşmedim ben? Kimse sevinmesin boşuna. Mutluyum her şey yoluna girmiş sayılır çünkü. Mutluyum çünkü; benim zayıflığımdan faydalanıp bana yüklenen insanlar kadar şerefsiz değilim. Daha fazla konuşmayacağım. Bundan sonra hastalıkla ilgili post atmayacağım zaten. Sadece ameliyatın başarılı geçip geçmediğinden haberdar ederim. Bana twitterdan, gmailden, buradan ulaşan herkese tekrar teşekkür ediyorum. Şimdi dikili için hazırlanma vakti. Öptüm canlarım:*

10 Temmuz 2012 Salı

İyiye mi gidiyor kötüye mi bilmem

Gelişmelerden haberdar etmeliyim ki merakta kalmayın. Üç tane haberim var ikisi iyi biride orta. İyilerden başlıyorum: Hüseyin iyileşti, hastaneden çıktığını öğrendim telefondan aradım konuştuk falan sesleri kısıktı çok konuşamadık ama olsun yinede iyi olduğunu bilmek moralimi yerine getirdi. İkinci iyi haberde, en yakın arkadaşım İstanbuldan döndü bende Manisadan dönünce görüştük konuştuk falan. Son olarak orta haber ise; Annem hakkında ameliyat kararı alındı ama çok risk olmadığı söylendi. O yüzden biraz daha iyiyim yan, anlayacağınız. Bana özelden ve buradan ulaşıp destek olan herkese defalarca teşekkür ediyorum. Bunda telaş içinde başka gelişme yok ne yazık ki hayatımda. Şimdilik bu kadar öpüyorum canlarım.

7 Temmuz 2012 Cumartesi

Ölümden Başkası Yalan

2 gündür Manisa- Turgutlu arasında gidip geliyoruz. Akşam üçte yatıp sabah yedide kalkmaktan tipim kaydı zaten. Bu yazıyı zar zor yazıyorum, muhtemelen yazdıktan sonra refakatçi belgesini de çıkarıp yatarım. Annemin hasta olduğunu söylemiştim. Bu hastalık daha da zorlayınca Manisaya özel hastaneye gittik. Bir sürü testten sonra boğazında bir sürü modül olduğu ve bunların kansere çevirdiği söylendi. Teyzemler, kuzenlerim, ablam, babam, ben yıkılsak ta anneme belli etmemeye çalıştık. Zaten benim psikolojim berbat. Ben bu dünyada sadece annem için yaşadığımı söylerdim hep. O bu durumda olunca kötü oldum hayliyle. Bugün eve gönderdiler anca yolculuktan geldim. Pazartesi günü bir test yapacaklarmış, test sonucuna göre boğazındaki modüllerden parça alınacak. Canı yanacak diye çok korkuyor. Parçalardan gelen sonuçlara göre de ameliyat. Bir yorum yapmak istemiyorum ya. İsyan etmek istemiyorum. Sadece şunu anladım ki ölümden başkası yalan ve her  şeyin başı sağlık. Hala seninleyken, sağlığı yerindeyken ailenin değerini bileceksin. Neyse demek isteğim bir kaç gün yazı giremeyebilirim. Kusura bakmayın artık.

5 Temmuz 2012 Perşembe

Son açıklık getirişim

Ben her konuya açıklık getirmek zorundaymış gibi hissediyorum kendimi ama bu sondu. Bu son açıklık getirişim. Bir arkadaş bana PuCCa özentisi olduğumu söylemiş. Marjinal ol biraz demiş. Abi PuCCa olmak kim ben kim ya. Tamam PuCCa'yı takip ediyorum, kitaplarını falan çok beğeniyorum ama ben kendi yazılarımla onun yazıları arasında bir benzerlik göremiyorum. Hayır zaten ben ilişki yaşamıyorum ki ilişkilerimi yorumlayayım? Tüm sene boyunca bir tanecik sevgilim oldu amk. Ben burada yaşadıklarımı anlatıyorum, bazen ailemden bazen arkadaşlarımdan bahsediyorum. Zaten PuCCa'nın kardeşi yaşındayım ona saygım sonsuz. Benzetilmek benim için iltifat ama özentisin demek fazla geliyor. Ben burada içimden ne geliyorsa okuyanlarla paylaşıyorum, dertlerimi sıkıntılarımı anlatıyorum. Kimseye özendiğimi falan da düşünmüyorum. Bir daha da böyle saçma konularda açıklama yapmayacağım. Ben naparsam yaparım kimseye açıklama zorunluluğunda da değilim sanıyorum? İşte çekemeyen böyle yollara baş vuruyor canlarım. Yapacak bir şey yok.

4 Temmuz 2012 Çarşamba

Hayat Bana Güzel Dersler Veriyor

Yazının şarkısı

Yaşadıklarıma üzüleyim mi güleyim mi bilmiyorum gerçekten. Bir yandan gülüyorum bir yandan üzülüyorum. Yeni bir çocukla tanıştım: İlik. Arkadaşıma tarif ederken ilik gibi çocuk valla diyordum. İşte ben bu çocuğun tipini çok beğeniyorum güya ama gerçekte görmedim hiç her şey fotoğraflardan. Normalde özle tipi çok kafama dert etmezdim, yanı bildiğiniz gibi sevgili falanda istemiyordum. Sonra ben bu çocuğun gerçekten bok gibi bir çocuk olduğunu gördüm. Fotoğrafla alakası yok ya. Bildiğin amatör korku filmlerinden fırlamış gibi. Çocuğu anlattığım en yakın arkadaşımla aramızda ki muhabbet böyle oldu:
(yine H ben ve B en yakın arkadaşım)

H: Panpa yaşam sevincim kalmadı amk. Birde "yakışıklı mıyım?" diyor. G*tüme benziyorsun da diyemiyorum.
B: Hahahaha n'oldu "ilik gibi çocuk" diyordun çocuğu görünce korkudan iliklerin çekildi di mi?haha
H: Yok ben elimi ayağımı çekiyorum tamam hayattan soğudum amk

Yanı bu mutlulukta g*tümüzde patladı. Tüm sene boyunca armudun sapı üzümün çöpü derken bir kişiyle çıktım, yazı da boş geçireceğim anladım bunu. Zaten her geleni reddetmeye başladım alışkanlık oldu artık. Ama bu son olaydan çok ders çıkardım. Öyle mutlu çiftlere özenip "benim de sevgilim olsun" diye yırtınmayacakmışız. Sevgi,aşk,hoşlanmak bana uzak kelimelermiş.
Aşkın arananı değil, çat diye karşına çıkanı makbulmüş.

1 Temmuz 2012 Pazar

Sleepy Hollow





Aksilikler başımı bırakmıyor gerçekten. Bu yaz bok gibi başladı bok gibi bitecek bunu anlamış oldum. Neden derseniz; Annem çok kötü hastalandı. Son 3 günümüzü acillerde geçirir olduk. Yarın da büyük ihtimal hastahaneye yatıracaklar. Ee anne hasta olunca bazı işlerde bana kaldı. İlk gün yemeklerle ben uğraşsam da (şükür zehirlenmedik) annem bu beceriksizliğimi fark edip hasta hasta yemek falan yaptı. Hayatında bıçak kullanmamış biri olarak benden ne yemeği beklenirki zaten. Bende biraz kafa dağıtmak için film izlemeye karar verdim. İnternete ne kadar "fantastik filmler" yazdıysam da google amca "fantezi filmleri" anlamakta çok ısrar etti. Neyse ki güzel fantastik-korku karışımı bir film buldum: Sleepy Hollow. Baş rol oyuncusunun Johnny Depp olduğunu anlayınca ağzım açık kaldı zira Johnny abimiz burada pek bir cool, pek bir yakışıklı. Film'in içeriğine gelirsek, Sleepy Hollow adında bir köy var uzakta. Orada işlenen cinayetleri çözmesi için Johnny Depp'i gönderiyorlar. Adına atlı denen bir psikopat zombi gibi bir şey var. Yıllar önce bu atlının kafasını keserek öldürüyorlar. Sonra mezardan kafası çalınınca bu da köydekilerin kafasını kesmeye başlıyor. Fakat atlıya büyü yapan onu yöneten birileri var. İşte Film bu olayın gizemini çözmekle geçiyor. Güzel bir film. Ama tabi olayın içinde Johnny Depp olunca; "olum öldürmeyin lan onu. Johnny Depp o, bak boru değil Johnny Depp" falan dediğiniz oluyor. Neyse anlatması benden izlemesi sizden. Bir post'u daha burada sonlandırıyor gözlerinizden öpüyorum.

Filmden Bir kare koymazsam olmaz.