
Yazının Şarkısı
4 yaşındaydım sanırım çok net hatırlamıyorum, bir ev aldık Dikiliden. Denizi gayet güzel gören, teras gibi balkonu olan, kendisi küçük balkonu büyük güzel bir ev. Her yazın başında gider, yaz sonunda dönerdik. Babamın tatili bitince git gel yapardı her gün, akşama doğru balkonun arka tarafına çıkar babamı beklerdik hep. Onun haricinde denize girmek ve parka gitmekten başka yaptığımız bir şey yoktu. Ablam sıkılmazdı zaten babam bilgisayarla uğraşır annem de benle uğraşırdı. Bir arkadaşım vardı adı Tugaydı, 8 yaşına kadar birlikte büyüdük aynı apartmanda. Her gün Tugayı uyandırır benimle oynamasını söylerdim.8 yaşına gelince Tugaylar taşındılar, o zaman soğudum o evden. İlk defa yalnız olduğumu hissetmiştim. Aslında daha öncede yalnız olmuştum( annem işe gittiğinde onun yastığına sarılır kokusunu içime çeker yalnız olduğumu düşünürdüm). Ama bu başkaydı Tugay'ın beni sevmediği için gittiğini düşünmüştüm. Sonra İngiliz bir çocuk taşındı yandaki eve adı Dominik'ti. Benden 2 yaş büyüktü sanırım sarışın mavi gözlü yabancı olduğu belli olan bir çocuktu. Türkçe bilmiyordu, bende ingilizce bilmiyordum. El kol hareketleriyle anlaşmak ve onların bahçesindeki havuza girmekten başka bir şey paylaşamıyorduk. Annemin bir işi için birkaç günlüğüne annem ve ben Dikiliden Manisaya gelmiştik, işte o zaman taşınmışlar giderken bana bir poşet oyuncak bırakmış (hala saklarım). Artık iyice soğumuştum bu evden, bir daha gelmemek istiyordum. Uzaklaşmak, sadece uzaklaşmak. 4 sene önce hayatımın en kötü hastalığını yaşadım orada. 2 hafta hastanede yattım, kaptığım mikrop tüm vücuduma sarmıştı. Konuşamıyor, yemek yiyemiyordum. Bol bol iğne atılıyor, serum yiyor ve doktorların " geç getirmişsiniz, getirmeseydiniz ölürdü" öğütlerini dinliyordum. Benim bu hastalığımdan bir sene sonra ablam epilepsi krizine girdi "o ev" de. Bergama- Dikili-Manisa-Turgutlu- İzmir arası hastanelerde koştuk sürekli. Birkaç arkadaş edindim kendime kışın arayıp halimi hatrımı soran unutmayan birkaç "gerçek" arkadaş. Onun dışında beni oraya bağlayan bir şey olmadı. Geçen sene de "uzun kirpik" dediğimiz şahısla tanıştım zaten tüm senemi mahfetti biliyorsunuz. Bu senede annem ameliyat oldu işte. Ve bunların hepsi "yaz mevsiminde" oldu. Bende sevmedim yaz mevsimlerini. Benim için en kolayı buydu.